Bir gece büyüdüm mısralarımda, Anlamsız kafiyeler yazdım onlarca, Şimdi kalbim anlamsız bir yolculukta, Yeminler ettim bozarım sanma. Şimdi sessizlikle dolu bir oda Akılda yarım kalmış bir hayal Unutsaydım biterdi oysa......
"Bir gün karanlığın olmadığı bir yerde buluşacağız"
Şimdi bana kalan tek şey susmak.
Kafatasınızın içindeki birkaç santimetreküp dışında, hiçbir şey sizin değildi.
Alışkınız ama zor. Alıştın diye hiçbir şey kolay olmuyor.
İnsan sanıyor ki kıyamet bir kerede kopacak. Belki herkesin kıyameti ayrı ayrı kopuyordur.
Çünkü terk edilmekten daha beter bir şey varsa, o da terk edilme korkusudur.
Hayat çok yorucu. Hepimiz kaldık yüklerimizin altında.
Çok bekledim aslında. Beklemiyormuşum gibi yaptım ama hep bekledim.
“İnsan, muğlak olan her şeyin daha iyi olacağını düşünüyor.”
Çiçeği ha bir günde koparıp atmışsın kökünden, ha yavaş yavaş solmasına izin vermişsin.
"Sen kimsesiz değilsin ki, sen yalnızsın dedim. Kimsesizlik başka, yalnızlık başka."
“Herkese ben koşuyorum, kimseye yetemiyorum, kimseye de yaranamıyorum…”
Hep bırakılanlar konuşuyor, bırakanları hiç dinlemiyoruz.
“Çocukluğumdan nefret ediyorum.Unutmaya çalışıyorum o yılları…”