Ruhuma öylesine derin işledin ki seni içimden söküp atmaya kalksam, kendimi de yok etmiş olurum.
Umut onu ayakta tutuyordu, son bir nefes gibi..
Gelecek bir bilinmezlik değil, bir işkence sahnesiydi artık; kendisi ise o sahnede hem kurban hem de seyirciydi.
Ölüden zarar gelmez insana. Kötülük canlıdan gelir.
Hayatı boyunca sevgi açlığı çekmişti. Sevgiye hasretti. Varoluşunun temel talebiydi sevgi.
Ben pişirdikçe içimdeki kalabalık susuyor.Bir süreliğine de olsa dünya sadeleşiyor:tuz, ateş, koku ve bekleyiş. Belki de bazı insanlar konuşarak iyileşir.Ben galiba pişirerek susuyorum.
Alim ile taş taşı. Cahil ile bal yeme.
"Gri kirlenmiş bir beyazmıydı,yoksa iyileşmeye çalışan bir siyah mı?...''
Eğer biri en olması gereken anda yoksa, Hiç bir anda olmaması gerekir.
Eğer ertelediğin şey mutluluğun ise, kaybedeceğin şey, koca bir hayat olur.” ~Fyodor Dostoyevski
Kaç yaşında olduğunu bilmeseydin, kaç yaşında olurdun? Dr. Wayne W.Dyer
Öyle yalnız kaldım ki hayatımda Kimi gün öldüm kimi gün ilah oldum Çok zaman annemin dizlerine hasret Koydum başımı kendi dizlerime Doya doya ağladım Paylaşırsa dost paylaşırmış İnsanın derdini sevincini Dost ümidiyle ortalığa düşmeye...