.... çok ama çok uzun zaman sonra ilk kez birlikte güldük. Eski günlerdeki gibi, hayat daha önümüzde upuzun bir yolmuş gibi güldük, daha yaşanacak yazlar ve de kışlar varmış gibi.
Ne güzel anlatmış Cemal Süreya bir kalpten soğumayı :
"Baktım sana kızgın değilim, kırgın değilim, dargın değilim; kısacası artık, ben sana 'hiçbir şey' değilim..."
Bırak Gitsin!
Bırak seni yargılasınlar.
Bırak yanlış anlasınlar.
Bırak daha iyisini bulsunlar.
Bırak senin hakkında konuşsunlar.
Bırak seni kaybetsinler.
Sarılamadığın bir bedenin,
Kokusunu özlediğinde başlar,
İnsanın yüreğinde gurbet.
İşte o zaman anlarsın ;
Var iken kıymeti,
Yok iken hasreti...
Nazım Hikmet
Didem Madak’ın Pulbiber Mahallesi, onun şiirinde hem bir devam hem de bir dönüşüm noktasıdır. Ah’lar Ağacı ve Grapon Kağıtları’ndaki kırılganlık ve içe kapanış burada hâlâ vardır; fakat bu kez şiire farklı bir ton eklenir:
İroni.
Bu kitapta acı...
Didem Madak’ın Pulbiber Mahallesi, onun şiirinde hem bir devam hem de bir dönüşüm noktasıdır. Ah’lar Ağacı ve Grapon Kağıtları’ndaki kırılganlık ve içe kapanış burada hâlâ vardır; fakat bu kez şiire farklı bir ton eklenir:
İroni.
Bu kitapta acı hâlâ merkezdedir, ama artık doğrudan ağlayan bir ses yoktur. Onun yerine:
kendisiyle konuşan
kendisini hafifçe tiye alan
acıyı küçülterek anlatan
bir ses vardır.
Bu değişim, Madak’ın şiirini daha da derinleştirir.
“Pulbiber Mahallesi” Metaforu
Kitabın adı, sıradan gibi görünen ama çok katmanlı bir metafordur.
Pul biber:
yakıcı
küçük ama etkili
sıradan ama belirleyici
bir şeydir.
Mahalle ise:
aidiyet
geçmiş
insan ilişkileri
demektir.
Bu ikisi birleştiğinde ortaya şu çıkar:
Küçük ama yakıcı hatıralardan oluşan bir yaşam alanı.
Yani bu kitap, bir mahalleden çok, bir iç dünyadır.
Temel Duygu: Acının Dönüşmesi
Bu kitapta acı hâlâ vardır ama biçim değiştirir.
Önceki kitaplarda:
acı doğrudan
çıplak
savunmasızdı
Burada ise:
dolaylı
ironik
yer yer hafifletilmiş
bir hâl alır.
Ama bu hafiflik yanıltıcıdır.
Acı azalmamıştır, sadece anlatılma biçimi değişmiştir.
İroni ve Kendine Mesafe
Bu kitabın en ayırt edici özelliği ironidir.
Didem Madak artık:
sadece hissetmez
aynı zamanda hissettiklerine dışarıdan bakar
Bu, şiirde bir olgunlaşma işaretidir.
Kendine mesafe koyabilmek:
acıyı inkâr etmek değil
onunla yaşamayı öğrenmektir
Ve bu kitap tam olarak bunu yapar.
Kadınlık: Daha Bilinçli Bir Ses
Bu kitapta kadınlık hâlâ önemli bir tema ama tonu değişmiştir.
Artık:
sadece kırılganlık yok
aynı zamanda farkındalık vardır
Kadın sesi:
kendini tanıyan
yaşadıklarını anlamlandıran
ama yine de kırılgan kalan
bir hâl alır.
Bu da şiire hem güç hem de derinlik katar.
Yalnızlık: Kabullenilmiş Bir Hâl
Pulbiber Mahallesi’nde yalnızlık artık bir sorun değil, bir durumdur.
dramatik değildir
isyan içermez
daha çok sessiz bir kabulleniştir
Bu da şu noktaya götürür:
İnsan bazen yalnızlığı çözmez, onunla yaşamayı öğrenir.
Gündelik Hayatın Şiiri
Bu kitapta dikkat çeken bir diğer şey, gündelik hayatın şiire daha fazla girmesidir.
mahalle
ev
sıradan nesneler
küçük anlar
şiirin parçası olur.
Ama bu sıradanlık, yüzeysellik değildir. Tam tersine:
En büyük duygular, en küçük detaylarda saklanır.
Dil ve Üslup
Didem Madak’ın dili bu kitapta:
daha akıcı
daha konuşma diline yakın
daha ironik
bir hâl alır.
Ama hâlâ:
kırık imgeler
ani duygusal geçişler
çocukça sadelik
korunur.
Bu da şiire çok insani bir ritim verir.