Rabbin zengindir, merhametlidir. İsterse sizi ortadan kaldırır ve nasıl ki, sizi başka bir kavmin soyundan getirdi ise, arkanızdan yerinize dilediğini getirir. En'am/133
Her çocuk bir barbardır unutma; o hayvandır, vahşidir. Ve anne ona kültür aktarmalıdır, ona yaşam tarzı öğretmelidir, insan olmayı öğretmelidir. Bu büyük bir iştir.
"Silmeye çalışma yavrum lekeni gözyaşlarınla, çünkü bitektir leke taşır görkemli düşlere..."
Yaşam benden vazgeçmemiş, bana yeni bir sevme ihtimali yollamıştı. Yeni bir sevme, sevilme ihtimali. Lekesiz, ellenmemiş, yorulmamış bir ihtimal. Basılmamış kar. Girilmemiş bahçe. Kaçırmadığım, henüz kaçırmadığım bir tren.
“ .. birbirleri için geceydiler. Konuşmuyor, selamlaşmıyor, tanışmıyor, sadece birbirlerini görüyorlardı ve tıpkı aralarında milyonlarca fersah mesafe olan yıldızlar gibi birbirlerine bakarak yaşıyorlardı. ”
Halbuki ne güzel laftı " hoşça bak zatına!" (...) Peki ya bir adım ötesi? Dilimiz dönüyor mu ona? " Hoşça bak zatına, hoşça bak cümle kainata"
Ama artık her şey yepyeni bir yolda yürüyecek. Hayata izin vermemek, geçmişe izin vermemek saçmalık. Daha iyi, çok daha iyi yaşamak için dövüşmek gerek...
İşte kadın her şeye kadir bir güçtür.
Bir yerde bilinçsiz halde serilip yatmış, yaşamla ölüm arasında kalmışken, kendimizi başka bir yerde buluyoruz.
Ben bu âleme onun yaşayabilmesi için geldim. Ve onun yaşayabilmesi için buradan gidiyorum.
Çünkü insanın çekileceği en güzel yer kendi içidir.
İyi bir yüreğin olursa, kapkara bir zenci de olsan güzel ve sevimli bir yüze sahip olabilirsin. Oysa kötü bir yürek, en güzel yüzü bile çirkin ve sevimsiz kılabilir.
“Demek çok seviyorsun onu?” “Deli gibi.” “Git öyleyse!”
.... çok ama çok uzun zaman sonra ilk kez birlikte güldük. Eski günlerdeki gibi, hayat daha önümüzde upuzun bir yolmuş gibi güldük, daha yaşanacak yazlar ve de kışlar varmış gibi.
"Alıştığın şeyleri değiştirmeye korkuyorsan, kendini sürekli pamuklara sarıp koruyorsan işte o zaman hayat çok zor," dedi.