Sensizlik alır gider başını. Duraksız, uçsuz bucaksız süregelen bir yalnızlık. Doludizgin yağmurlu günler. Böyle acırken insanın kalbi, yüzü nasıl güler? Geçmişin sır perdesi, onu kapatanlar tarafından açılırken olayın aktörleri birer birer...
En iyi gizlenenler yine göz önünde olanlardır. Şüpheli meydandadır, eski defterleri kapatmak için her şeye sahiptir ve onu sobelemek için artık çok geçtir. Güzelsin sevgilim, herkes gibi. Fakat seni ayıran bir şey var sende Benden midir...
"Yara sızlar, yar yara sızlar. Ne bilsin yarasızlar..."
Bir anadan dünyaya gelen yolcu…
Yol, Jack London’ın henüz on sekiz yaşındayken giriştiği çılgınca serüvenin anlatısıdır. Dünyayı keşfetme fikrinin büyüsüne kapılan genç London, işini bırakıp trenlerle binlerce kilometre kat ederek Kuzey Amerika coğrafyasını dolaşır. Yolculuğu...
Etta, bir sabah kendini 1776 yılında, Atlantik'in ortasında buluverir. Neler olduğunu anlamaya çalışırken o güne dek bildiği ve yaşadığı hayatın bir yalandan ibaret olduğunu öğrenir. Annesi ondan çok önemli bir şeyi gizlemiştir: Zamanda yolculuk...
"Çok seviyorsun o çiçeği ama bir süre sonra ölüyor. Hatta sen çok su verdin diye ölüyor. Bazı şeyler tam olarak böyle..." Turgut Uyar
"Sen var oldukça iyi, sen var oldukça kötü vardır"
Bir ömür boyu koşarsın, yetiştiğin sadece nasibindir. Cahit Zarifoğlu
İnsanın anlaşılmak için çırpınmadığı bir evi olmalı.
Ve insan bayım, İnsan; yorula yorula yürür. Kırıla kırıla büyür... Cahit Zarifoğlu