İnsana en çok acı veren şey,söyledikleriyle söylemek istedikleri arasındaki uçurumdur. Dostoyevski
-Kendine iyi bak ~Kendime iyi bakarım...
“Sadece iyi olman yetmez; Kötüden de uzak durman gerekir..."
Kalbim Ölü mevsimler gibisin Bir şeyin görünmeyen iyi yanları gibi Ama bitti mevsim Bir başka yolcu yok sana Fark etmez gibisin Kalbim Demir masanın küfü, örtü yırtığı Camın kırığı, patlayan freni hayatımın Kalbim , anla , bitti...
Hadi yüreğim ha gayret hele sıkı dur hele sabret başını eğme dik tut bu bir rüyaydı farzet
Yak gel, bizim olsun bu şehir, Olalım biz dedikodu, İstanbul'a sefir İçtim sevdanın şerbetinden, oldum bak zehir Bizimkisi aşktan öte, intihara meyil İnceldiği yerdeyim, kopamıyorum Su akar yolunu bulur, ben beni bulamıyorum Ne oldu hislerime? Nefretimle duramıyorum Çok güzel bi' filmdi, tekrar başa saramıyorum Bu sokaklar dile gelir böylesini görünce Bütün gözler bizi arar o sokaktan geçince Bakma oradan öyle bana yakıyorum Bir de bizi gece görün, bu şehrin tüm ışıkları sönünce Bu kaçıncı veda? Neden geceler üstümde, neden gelmez sabah? Olsun, böyle de güzeliz, karamsarız biraz Bütün şehir bize yaktı, ben de şehri sana"
"En zor savaş, kafanda bildiklerinle kalbinde hissettiklerin arasındadır."
Çok istediğin bişeyden "hayırlısı buymuş"diyerek vazgeçmek.
Canından çok sevdiğin her zaman en çok üzenin olur....
Neşet Ertaş'ın türküye girmesini bekler gibi sabırla bekledim seni...
Ebû Hüreyre"nin naklettiğine göre Allah Resûlü Sallallahu Aleyhi Vesellem şöyle buyurmuştur: “Allah"a hamd ile başlanılmayan her önemli iş noksandır/bereketsizdir.”
Kalbini camdan yaparsan, kıran çok olur. Demirden yaparsan, sonu pas olur. Denizden yap ki, giren kaybolsun, yüzmeyi Bilen kurtulsun, bilmeyen boğulsun.